444 5 888
DİYABET

Düşme, Trafik Kazası Gibi Nedenlere Bağlı Olmayan Ayak Kesilmelerinin En Sık Sebebinin Diyabet Olduğunu Biliyor musunuz?

Diyabet son yıllarda genç yaşlı demeden hemen hemen her yaş grubunda sıklıkla görmeye başladığımız hastalıkların başında geliyor. İşin kötü tarafı düzenli kontrol altında tutulmazsa ve tedavi edilmezse ayak kesilmelerine kadar gidebiliyor. Diyabet beraberinde kalp ve damar hastalıkları, obezite gibi birçok sağlık sorununu da tetikleyen bir hastalıktır.

Diyabet Nedir?


İnsülin eksikliği ya da göreceli eksikliği sonucunda kan şekerinin vücutta kullanılamaması haline diyabet denir. İnsülin eksikliğinde hücre içerisinde kullanılması gereken kan şekeri olan glikoz kullanılamaz. Diyabet Latincede “sifon” anlamına gelir. Çünkü diyabetli hastalar, kandaki şeker seviyeleri 250-300 gibi çok yüksek rakamlara ulaştığında idrara çok sık çıkar. Şeker ozmotik bir maddedir; su tutar. Şeker atıldıkça birlikte su götürdüğü için hasta sürekli su içmek zorunda kalır ve ağız kuruluğu oluşur.

Kaç Tip Diyabet vardır?
Birçok diyabet tipi vardır, fakat büyük bölümünü Tip 1 ve Tip 2 diyabet vakaları oluşturur.

Tip 1 Diyabet: Daha çok çocuk ve genç erişkinlerde görülür. İnsülin eksikliği sonucunda özellikle 30 yaşından itibaren hayatın devamı için insülinin dışarıdan (enjeksiyon yoluyla) alınmasının elzem olduğu hastalıktır. Ömür boyu kullanımı gereken insülinin ihmali durumunda şeker koması ve sonrasında ciddi hayati riskler ortaya çıkabilir.

Tip 2 Diyabet: Toplumda daha sık görülen diyabet tipidir. Obeziteyle yakın ilişki içindedir ve kalp damar, hipertansiyon, karaciğer, metabolik sendrom gibi birçok ciddi rahatsızlığı beraberinde getirir. Son yıllarda bu hastalığın görülme oranı büyük artış göstermiştir. Hareketsizlik, fast food tarzı hazır gıda tüketimi ve düzensiz beslenme, Tip 2 diyabette birincil sebeplerdir. Tip 1 diyabetin aksine insülin eksikliği değil insülin fazlalığı söz konusudur. Ancak insüline karşı bir direnç görülür; yani vücutta insülin vardır ancak etki edemez. Doku düzeyinde insüline karşı bir direnç geliştiği için hap tedavisiyle; ayrıca zaman içinde gerekirse enjeksiyon yoluyla insülin verilerek hastaların kan şekerinin kontrol altına alınması gerekir.

Yaş ve cinsiyete göre tip 2 diyabet
Her yaş grubunda görülür. Eskiden daha çok ileri yaşlarda görülen Tip 2 diyabet şimdi 10-15’lu yaşlarda bile görülebiliyor. Çünkü toplumda bazı değişen beslenme ve yaşam alışkanlıkları söz konusu. Hareketsizlik, fast food tarzı beslenme, gıdaya kolay ulaşım, gıdanın yakılamaması; özellikle obezitede görülen artışla birlikte Tip 2 diyabet daha fazla görülür hale geldi. Tip 1 diyabet daha çok genetik olduğu için Tip 2 diyabetle karşılaştırıldığında ciddi bir artış söz konusu değil.

Tip 2 diyabet obeziteyle ilişkili olduğunda birçok hastalığın tetikleyicisi midir?
Tip 2 diyabet; hipertansiyon, kalp damar, kolesterol (yüksek), inme, felç, kanser gibi hastalıklarla ilişkilidir. Çünkü Tip 2 diyabet hastalarının çoğu obezdir; ancak bu her tip 2 diyabet hastasının obez olduğu anlamına gelmez. Obez olmayan Tip 2 diyabet hastaları da vardır. Bu hastalık sadece obezlerde değil; genetik kökene de sahip olduğu için normal kilolu kişilerde de görülebilir. Yani beslenme alışkanlıkları, yaşam biçimi, çevresel ve genetik faktörler diyabeti ortaya çıkarabilir.

Diyabetin belirtileri nelerdir?
Daha çok kan şekeri yüksekliği ve sıvı kaybı bulguları ön plandadır. Ağız kuruluğu, su içme isteği, idrara sık çıkma ve normal yemek tüketimine rağmen kilo kaybı, özellikle bayanlarda sık idrar yolu enfeksiyonları, genital enfeksiyonlar, geçmeyen yaralar en çok görülen belirtilerdir. Bunlar erken akut dönem bulgularıdır. İlerlemiş diyabetin bulguları daha farklıdır.

 

Diyabet Hangi Organlarda Hasara Neden Olabilir?
Diyabet kontrol altına alınmaz ve kronikleşirse birçok organda hasara neden olabilir. Diyabetin hedef aldığı belirli organlar vardır ve en çok hasarı da bunlarda yapar. Bu organlar:

-Uzun süre kan şekeri yüksek giden hastalarda gözün arka kısmında hasar oluşur ve bu hasar ileride görme kaybına neden olabilir.

-Diyaliz hastalarının birçoğunda diyabet ya da hipertansiyon vardır. Bu nedenle kan şekeri kontrolü olmayanlarda böbrek yetmezliğine kadar giden böbrek hasarı olur. Bu hasar çok yavaş ve sinsi ilerlediğinden birçok hasta böbrek hasarının başladığını fark edemez. Diyaliz hastalarının bu konuda tedbirli olmaları ve kontrollerini aksatmamaları gerekir.

-Damar hastalıklarına neden olur. Çünkü diyabet kalp damar hastalıkları, kolesterol ve hipertansiyonla bir arada gider. Özellikle kontrolsüz ve uzun süre diyabetiklerde ayak damar hastalıkları ve buna bağlı uzuv kayıpları çok sık görülür.

-Nontravmatik yani düşme, trafik kazası gibi nedenlere bağlı olmayan ayak ampütasyonlarının (kesilmelerinin) en sık sebebinin diyabet olduğunu söylemek mümkündür.

 

İlk etkilediği organ hangisidir?
Gözlerde ve ayaklarda görülen hasarlar hastalığın başlangıcında değil; daha çok hastalığın kronikleştiği dönemlerde görülür. Yıllar içinde hastalığın seyri uzadıkça bu bulguların ortaya çıkma riski fazlalaşır. Tip 1 diyabet hastasına 10 yaşında tanı koyulduysa bunun ortaya çıkma süresi 10-15 yıl civarındadır. Tip 2 diyabet hastalarında 60 yaşında tanı koyulduysa ve bu uzun zamandır devam ediyorsa 5-10 yıl sonrasında ortaya çıkar. Erken dönemde bu bulgular ortaya çıkmaz. Daha çok ağız kuruluğu, kan şekerini oynamasına bağlı görme bulanıklıkları, sık enfeksiyonlar, özellikle genital bölgede kaşıntılar erken dönemde kendisini gösteren bulgulardır.